İslam
aleminde kutlanan bazı geceler hakkında kısa bir araştırma..
1
Beraat
kandilinde kılınan namaz:.
4
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemden kutlanması hakkında sahih bir nakil sabit olmayan ve genellikle İslam aleminde ve özellikle de ülkemizde, kutlanan bazı kandil geceleri hakkında, müslümanları uyandırmayı kendimize görev bilerek bu araştırmayı yaptık. Cenabı Hâk dan bütün müslümanlar için faydalı olmasını dileriz.
Şimdi ise bu kandil gecelerini tertip üzerine arz edip, onları kutlamanın meşru veya gayrı meşru olması konusunda İslam alimlerinin görüşlerini de zikredeceğiz.
İsminden de
anlaşıldığı üzere Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin doğduğu
gecedir. Rabiul-Evvel
ayının on ikinci gecesine rastlamaktadır. Bu gecenin ne fazileti ve
ne de kutlanması hakkında hiç bir rivayet sabit olmamıştır. Dolayısıyla
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem doğum gecesini ne kendisi ne
ashabı ve ne de selefi salihin kutlamış değildir. Bunun üzerine ilim ehli
bu geceyi o maksatla ihya etmeyi ve de mevlit okumayı dinde ihdas edilmiş
bir bidat saymışlardır. Nitekim okunan mevlidinde bu babtan sayıldığı
ilim ehlince malumdur.[1]
Bu geceyi ihya etmek maksadıyla Recep ayının ilk cuma gecesi yani akşamla yatsı arası kılınan on iki rekatlık namazın ve bu gecenin fazileti hakkında dayanılan rivayet şudur:
Enes İbn Malik (radıyallahuanhu) Allah Rasulu (sallallahu aleyhi ve
sellem)in şöyle dediğini
rivayet eder:
(Recep ayında orucun faziletini zikrettikten sonra, devamla) O
ayda bulunan ilk cuma gecesinden gafil olmayın. Çünkü o, meleklerin regaip
diye isimlendirdikleri bir gecedir. Kim recep ayının ilk perşembe gününü
oruc tutar ve o günün, akşamla yatsı arası on iki rekat namaz kılarsa,
(namazın keyfiyetini açıkladıktan sonra) Allahu Teala o kimsenin
günahlarını bağışlar.[2]
İmam İbnul-Cevzi bu hadis hakkında şunları söyler:
Bu hadis Allah Rasulu (sallallahu aleyhi ve sellem) üzerine
uydurmadır. Ali İbn Abdillah İbn Cahdami bu rivayetiyle ilim ehli
tarafından itham olunup yalancı sayılmıştır. Şeyhimiz hafız Abdulvahabı
şöyle derken işittim: Bu hadisin ravileri mechuldur. Ravilerle ilgili
bütün kitaplarda onları aradım ve bulamadım.[3]
İbnul-Cevzi sözüne şöyle devam eder:
Bu hadisi uyduran kimse bidatında çok aşırı gitmiştir. Çünkü bu
namazı kılan kimse önce gündüz oruç tutacaktır. Belkide o günün gündüzü
çok sıcaktır, oruçlu oluncada akşam namazına kadar haliyle yemek yeme
imkanı bulamıyacaktır akşam namazından sonra, bu namaz için uzun tesbihat
sebebiyle kıyamda ve secdede duracak neticede gayet eziyet çekmiş
olacaktır. Ben doğrusu, ramazan ve teravih namazlarına nazaran insanların
bunda, nasıl izdihamlaştıklarını kıskandım. Bilakis bu namaz halk indinde
diğerinden daha büyük ve değerlidir. Çünkü bu namazda diğer beş vakit
namaza gelmeyenler hazır bulunuyor.[4]
Hafız Ebul-Hitab ise şunu söyler:
Regaib namazını uydurmakla ittiham edilen kimse Ali İbn Abdillah
İbn Cahdamidir. Mechul olan raviler üzerine uydurmuştur. Ki bunlar,
kitabların tümünde mevcut değildir.[5]
Hafız el-İrakı şöyle der:
Rezzin, kitabında bunu irad etmiştir. O uydurma bir hadistir.[6]
İmam Tartuşi şu sözünü ekler:
Receb ayındaki regaip namazı ise, Beytil-Makdisde bizim
bulunduğumuz yerde ancak h. 480 senesinde ihdas (uydurulmuş) edilmiştir.
Bundan önce bu namazı ne gördük ve ne de duyduk.[7]
Görüldüğü gibi bu gecede mevlit okuma işi bu namaza nisbeten yeni
sayılıp daha sonra uydurulmuştur.
Recep ayının yirmi
yedinci gecesidir. Sünnet ve Bidatler kitabının yazarı (rh) recep
ayındaki bidatler bölümünde şunları söyler:
Mirac kıssasını okuyup recep ayının yirmi yedinci gecesini
kutlamak ve bazı insanların bu geceye has bazı zikir ve ibadette
bulunmaları bidattır. Recep, Şaban ve Ramazan aylarında okunan -gayrı
sabit- dualar bidat ve uydurmadır. Şayet bunlarda bir hayır olmuş olsaydı
bizden öncekiler bunda bizleri geçerlerdi. İsra, Mirac veya mezkur ayın
ihyasına dair hiç bir delil kaim olmamıştır.[8]
Şeyhul-İslam İbn Teymiyyede Recep ayının yirmi yedinci gecesi ile
ilgili olan namaz hakkında şöyle der:
Muteber alimlerin belirttiği gibi; İslam alimlerin ittifakıyla bu,
(namaz) meşru değildir. Bu ancak cahil ve bidatçı kimseden sudur eder.[9] Bu gecedede mevlit
okumak adet halini almıştır. Böylelikle bir bidata diğer bir bidat
eklenmiş olunmaktadır.
Beraat Kandili ise Şaban ayının ortasında olan geceye denilmektedir. Bu gecenin faziletiyle ilgili bazı rivayetler gelmiştir. Örnek olarak bir kaçını zikredelim.
Hz. Ali (radiyallahu anh)dan Allah Rasulu (sallallahu aleyhi ve
sellem) şunu demiştir:
Şaban ayının ortasında olan gece olunca, gecesini ihya eden
gündüzünü de oruçlu geçirsin.[10]
Diğer bir rivayet ise şöyledir: Ebu Musa el-Eşari (radiyallahu
anh)dan Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle demiştir:
Şabanın ortasında bulunan gecede Allahu Teala mahlukatına nazar
eder. Müşrik ile cimri müstesna olmak üzere bütün mahlukatını affeder.[11]
Yine başka bir rivayette de şöyledir:
Hz Aişe (radiyallahu anha)dan Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)
şöyle demiştir:
Bu gecede Adem oğlundan her doğacak ve ölecek olan yazılır. Ve
yine bu gecede onların amelleri yükselir ve rızıkları iner.[12]
Ancak bu rivayetler veya zikrettiğimiz rivayetlerden hiç birisi
sahih değildir. İlk rivayet Hz. Alinin rivayetidir.
İmam Busiri şöyle der:
Bu rivayetin senedinde İbnu Ebi Sebure vardır. Asıl ismi, Ebu Bekr
İbn Abdillah İbn Muhammed İbn Ebi Seburedir. İmam Ahmed İbn Hanbel ve
Yahya İbn Main; bu adamın hadis uyduran bir kimse olduğunu söylediler.[13]
İkinci rivayete gelince, Ebu Musa el-Eşarinindir. İmam Busiri
derki:
Ebu Musaya ait hadisin senedi zayıftır. Bu da Abdullah bin Lehianın zayıf
oluşundandır. Birde Velid bin Muslimin tedlis yapması söz konusudur.[14]
Diğer rivayette Hz. Aişenindir. Hz. Aişenin Ebu Musanın
rivayetine benzeyen başka bir hadisi daha vardır. İmam Beyhaki, iki
rivayeti de Davatul-Kebir kitabında tahricettikten sonrs şöyle der:
Bu hadisin isnadında ve öncekinde de mechul olan kimseler vardır.
Diğeri birine inzimam edilince biraz kuvvet kazanır.[15]
Bidat ile ilgili eserinde bu rivayetleri serdeden Ebu Şame
akabinde şunu söyler:
Bu rivayetlerde hususi bir namazın beyanı yoktur. Ancak bu gecenin
faziletini belirtmektedir. Geceyi ihya etmek ise bütün senenin gecelerinde
olduğu gibi müstehabtır. Mahzur ve münker olan şey; bazı geceleri hususi bir
keyfiyette hususi bir namazla tahsis etmek, cuma, bayram ve teravih gibi
ve bunuda İslamın şiarından olan mezkur ibadetler gibi izhar etmektir.[16]
Allame Ali İbn İbrahim bu namaz hakkında şöyle der:
Şaban ayının
ortasında geceleyin kılmak üzere ihdas edilen (uydurulan) onar defa ihlas
suresi okumak suretiyle
cemaatle kılınan cuma ve bayramlardan daha fazla önem verilen yüz
rekatlık elfiye namazına gelince; hakkında ancak ya zayıf ya da uydurma
haber ve eser gelmiştir. Kuutul-Kulub ve İhyau Ulumud-Din sahiblerinin
zikretmesine veya Salebi tefsirin kadir gecesi olduğunu söylemesine
aldanma.[17]
Hafız İrakı Şöyle der:
Beraat namazı
hakkındaki hadis batıldır.[18]
İbnul-Cevzide:
Şüphesiz bu hadis uydurma demektedir.[19]
Şeyhul-İslam İbnu
Teymiyye de buna benzer söz söylemiştir.[20]
İmam Tartuşi şöyle anlatır:
Bana Ebu Muhammed
el-Makdisi haber vererek dedi ki: Bu, bizde ilk olarak 448 h. senesinin
evvelinde ihdas edilmiştir. Nablus şehrinden İbnu Ebil-Hamra adıyla
tanınan birisi Beytil-Makdise geldi. Güzel tilaveti vardı, kalktı ve
Mescidi Aksada Şaban ayının
ortasında (15inde) bulunan gecede namaz kıldı arkadan ona birisi uydu
ondan sonra bir başkası daha sonra bir diğeri eklendi, neticede namazı
bitirinceye kadar kalabalık bir cemaat oldu. Gelecek sene yine geldi ve
arkasında bir çok insan bu namazı kıldı. Mescidde bu yayıldı. Böylelikle
Mescidi Aksada ve insanların evlerinde bu namaz intişar etti. Daha sonra
bir sünnetmiş gibi günümüze kadar bu namaz devam edegeldi.[21]
Nitekim aynı şekilde bu gecenin ihyası için camilerde mevlit
okunmaktadır. Bunun sebebi ise şeytanın bu cahillere amellerini süslü ve
meşru göstermesidir.
Bazı kimseler insanların manevi gıdalarını tıkadığımız iddiasıyla bu makaleyi hoş görmeyebilirler. Ancak bu gibi kardeşlerimize Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)in Hz. Aişe (radiyallahu anha)dan gelen sahih bir hadisi şerifi hatırlatmak isteriz:
Kim bizim üzerinde
bulunmadığımız bir ameli işlerse, o amel merduttur.[22] Binaen aleyh,
sahih delillere dayanmayan herhangibir amel manevi bir gıda değildir.
Cenabı Hak cümlemize
hakkı hak bilip ona tabi olmayı ve batılı da batıl bilip ondan kaçınmayı
nasip eylesin ve bizleri kendi rızasına uygun ameller işlemeyi nasip ve
müyesser kılsın.[23]
Mustafa Dönmez
[1] Hayrettin Karaman İslamın ışığnda günün meseleleri s.121.
[2] Ebu Şame el-Baisu Ala İnkaril-Bidai vel-Havadisi s. 39-40.
[3] age eser s. 40. İbnul-Cevzi, el-Mevduat c.2 s.125-126.
[4] Ebu Şame el-Baisu Ala İnkaril-Bidai vel-Havadisi s. 40. İbnul-Cevzi, el-Mevduat c.2 s.127.
[5] Ebu Şame el-Baisu Ala İnkaril-Bidai vel-Havadisi s. 40.
[6] Şukayri, Es-Sunenu vel-Mubtedeat s. 140.
[7] Tartuşi, El-Havadisu vel-Bidau s. 133.
[8] Şukayri, Es-Sunenu vel-Mubtedeat s. 143.
[9] age. s.143.
[10] İbn Mace Süneni:1388. Beyhaki, Fedailul-Evkat:24, Şuabul-İmanda 3542. İbnul-Cevzi, El-İlelul-Mutenahiye, c.2 s.71
[11] Buseyri, Misbahuz-Zucace fi Zevaidi İbn Mace c.2 s.10.
[12] İmam Beyhaki, Ed-Davatul-Kebir. (el yazma) Ebu Şame el-Baisu Ala İnkaril-Bidai vel-Havadisi s. 35.
[13] Busiri, age c.2 s.10.
[14] age c.2 s.10.
[15] İmam Beyhaki, Ed-Davatul-Kebir. (el yazma)
[16] Ebu Şame el-Baisu Ala İnkaril-Bidai vel-Havadisi s. 35.
[17] Muhammed Tahir Bin Ali el-Hindi, Tezkiratul-Mevduat s.45.
[18] Şukayri, Es-Sunenu vel-Mubtedeat s. 144.
[19] İbnul-Cevzi, el-Mevduat c.2 s.127.
[20] İktidaus-Sıratul-Mustakim c.2 s.632, 639.
[21] Tartuşi, El-Havadisu vel-Bidau s. 132.
[22] Buhari, Müslim.
[23] Bu konular hakkında daha geniş bilgi almak isteyenler MEHMET EMİN AKINın telif etmiş olduğuKandil Geceleri ve Bin Yıllık Bir Yanılgı adlı esere müracaat edebilirler. ESRA YAYINLARI KONYA Tel: 0 332 351 03 40